Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları’nın Uygulama Eşiklerinde Değişiklik Yapıldı
January 20, 2026A Strong Alternative to Litigation : Settlement Through Attorneys (Attorneyship Act Art. 35/A) or Voluntary Mediation?
January 22, 2026
Davaya Alternatif Güçlü Bir Seçenek : Avukatlar Aracılığıyla Uzlaşma (Av. K. m. 35/A) mı, İhtiyari Arabuluculuk mu?
Uyuşmazlıkların uzun ve maliyetli dava süreçlerine dönüşmeden çözümlenmesi için, mahkeme ilamı niteliği taşıyan alternatifler mevcuttur. Zorunlu arabuluculuğun söz konusu olduğu durumlar hariç olmak üzere bu alternatifler (i) Avukatlık Kanunu m. 35/A kapsamında avukatlar aracılığıyla uzlaşma ve (ii) ihtiyari arabuluculuktur.
Peki bu iki yöntem arasındaki farklar nelerdir ve hangisi hangi durumda daha avantajlıdır?
Avukatlık Kanunu m. 35/A Uzlaşması Nedir ve Neden Tercih Edilir?
Avukatlık Kanunu’nun 35/A maddesi, taraflar arasındaki özel hukuk uyuşmazlıklarının;
- Dava açılmadan önce veya
- Dava açılmış olsa dahi ilk duruşma başlamadan önce,
taraf avukatları aracılığıyla uzlaşma yoluyla çözümlenmesine imkân tanır.
Avukatlık Kanunu m. 35/A kapsamında uzlaşma, uygulamada çoğu zaman ihtiyari arabuluculuğa güçlü bir alternatiftir. 35/A uzlaşması; maliyet, hız, gizlilik ve icra kabiliyeti bakımından müvekkillere önemli avantajlar sunar.
Bu süreçte bir avukat, karşı tarafı yazılı olarak uzlaşmaya davet eder. Davetin iki hafta içinde kabul edilmemesi hâlinde teklif reddedilmiş sayılır.
Uzlaşma imkânı, ilk duruşmanın başlamasıyla birlikte sona erer; bu aşamadan sonra yapılabilecek anlaşmalar artık 35/A uzlaşması değil, klasik anlamda sulh niteliği taşıyacaktır.
35/A uzlaşmasının en önemli özelliklerinden biri, sürecin zorunlu olarak avukatlar aracılığıyla yürütülmesidir. Taraf avukatlarının uzlaşma sürecine katılımı zorunludur, uzlaşma görüşmeleri taraf avukatlarının karşılıklı iradesiyle yürütülür. Avukatlardan birinin sürece devam etmek istememesi hâlinde uzlaşma girişimi sona erer.
Taraflar arasında uzlaşma sağlanması hâlinde düzenlenen ve taraflar ile avukatlarca imzalanan uzlaşma tutanağı;
- İcra ve İflas Kanunu m. 38 uyarınca ilâm niteliğinde belge sayılır
- Herhangi bir mahkeme kararına veya icra edilebilirlik şerhine gerek olmaksızın doğrudan icraya konulabilir
Tutanağın ilam niteliğinde kabul edilebilmesi için uzlaşma konusunun açık ve net olması gerekeceği gibi, tutanakla imza altına alınan tarafların karşılıklı olarak yerine getirecekleri edimlerin de net ve koşulsuz olması gerekir. Yargıtay, koşula bağlı edimler açısından koşulun gerçekleşip gerçekleşmediği hususu yargılamaya muhtaç olacağından bu tür edimleri içeren tutanakların ilam niteliği taşımayacağına hükmetmiştir (8. HD., E. 2013/13676 K. 2014/3383 T. 25.2.2014).
İhtiyarı Arabuluculuk ile Benzerlikleri
Hem ihtiyari arabuluculuk hem Madde 35/A uzlaşması, yalnızca tarafların serbestçe tasarruf edebileceği uyuşmazlıklar bakımından mümkündür; kamu düzenine ilişkin alanlar kapsam dışındadır.
İki yöntemde de görüşmeler sırasında taraflarca veya avukatlarınca yapılan beyan ve ikrarlar ile tutulan tutanaklar;
- Uzlaşmanın sağlanamaması halinde geçerli değildir.
- Uzlaşma konusuyla ilgili olarak açılmış ve/veya daha sonra açılacak davalarda taraflar aleyhine delil olarak kullanılamaz.
- Görüşmeler sırasında anlaşmazlık konusunda beyan edilen hususlar taraflarca ve avukatlarınca hiçbir şekilde açıklanamaz.
Bu husus sayesinde taraflar, gündeme getirdikleri konuların aleyhe kullanılması endişesini yaşamadan uzlaşmak için çaba gösterebilirler.
İhtiyari Arabuluculuk ile Avukatlık Kanunu md.35/A ile uzlaşmanın Farkları
İhtiyari arabuluculuk, tarafların kendi iradeleriyle başvurdukları ve bağımsız bir arabulucu eşliğinde yürütülen alternatif uyuşmazlık çözüm yoludur. Tarafların avukatla temsil edilmesi zorunlu değildir. Süreç, dava açılmadan önce veya dava sırasında her aşamada başlatılabilir. Arabulucu karar vermez; tarafların anlaşmasına yardımcı olur.
İhtiyari arabuluculukta taraflar, dava açılmasa dahi arabulucu ücretine katlanmak zorundadır. 35/A uzlaşmasında ise süreç tamamen taraf avukatları arasında yürütüldüğünden ilave bir üçüncü kişi maliyeti doğmaz. Bu da müvekkiller açısından mali bir avantaj sağlar.
35/A uzlaşma tutanağı, ayrıca bir mahkeme kararına veya icra edilebilirlik şerhine gerek olmaksızın, doğrudan ilamlı icraya konu edilebilir. Bu yönüyle müvekkile tahsil ve yaptırım gücü sağlar.
35/A uzlaşmasında, arabulucu takvimi, toplantı organizasyonu ve arabulucu yönlendirmeleri olmaksızın, süreç taraf avukatlarının iradesiyle hızlı şekilde ilerletilebilir.
35/A uzlaşması ile ihtiyari arabuluculuk arasındaki temel farklar karşılaştırmalı aşağıdaki şekilde özetlenebilir:
Avukatlık Kanunu m. 35/A Uzlaşması | İhtiyari Arabuluculuk |
Arabulucu yoktur | Bağımsız bir arabulucu zorunludur |
Arabulucu ücreti yoktur | Arabulucu ücreti taraflarca ödenir |
Süreç tamamen taraf avukatlarının kontrolündedir | Süreç arabulucu tarafından yürütülür |
İlam niteliğinde belgedir (İİK m. 38) | Anlaşma tutanağının ilam niteliği için ayrıca icra edilebilirlik şerhi gerekir |
Doğrudan icra kabiliyeti var (Avukatlık Kanunu m. 35/A; 9. HD, 2022/12111 E. 2022/11575 K.) | Doğrudan icra kabiliyeti yok, şerh gerekir (Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 18; 9. HD. 01.12.2016 T. E: 31376, K: 21368) |


