Bill on Digital Copyright and Online News Content Submitted to the Turkish Grand National Assembly
February 19, 2026A New Era in International Trade Law:Distributed Ledger Technology
February 24, 2026
Uluslararası Ticaret Hukukunda Yeni Bir Dönem: Dağıtık Defter Teknolojisi
Küresel ticaretin dijitalleşmesi, sadece kâğıttan ekrana geçişi değil, verinin güvenilirliğini ve mülkiyetin transferini sağlayan altyapıların değişimini kapsamaktadır. Rehber, UNCITRAL’ın elli sekizinci oturumunda (2025) onaylanmış olup, tüm resmi BM dillerinde elektronik formatta yayımlanması kararlaştırılmıştır. UNCITRAL tarafından hazırlanan Guide on legal issues relating to the use of DLT in trade Vienna, 2025 (Rehber) Dağıtık Defter Teknolojisi’nin (DLT) uluslararası ticaret hukukuna entegrasyonu için küresel bir standart belirlemektedir.
1.Ticaretin Hukuki Altyapısında DLT Entegrasyonu
Bu Rehber’in temel konusu, ticaretin icrasında kullanılan belgelerin ve süreçlerin DLT sistemleri üzerine taşınması sırasında karşılaşılan hukuki engellerin bertaraf edilmesidir. Rehber, teknoloji nötrlüğü ilkesini benimseyerek, hukukun işlevsel eşdeğerlik (functional equivalence) prensibi çerçevesinde DLT kayıtlarını nasıl tanıyacağını ele almaktadır.
2. Rehber’in Kapsamı: Teknik ve Hukuki Birleşim
Rehberin kapsamı, geleneksel ticaret hukuku ile modern bilgisayar bilimi arasındaki kesişim kümesini oluşturur:
- Teknolojik Kapsam: Merkezi olmayan (decentralized) ağlar, izinli (permissioned) ve izinsiz (permissionless) defter yapıları ile bu sistemlerin veri bütünlüğü.
- Hukuki Kapsam: Elektronik devredilebilir kayıtların kontrolü, akıllı sözleşmelerin bağlayıcılığı, siber riskler ve sorumluluk ile kişisel verilerin korunması arasındaki denge.
3. İçerik Analizi ve Temel Bileşenler
Rehber, dijital ticaretin aşağıda yer alan ana sütunları üzerine kurgulanmıştır:
- Elektronik Devredilebilir Kayıtlar (MLETR): Rehber’in üçüncü bölümünde detaylandırıldığı üzere, bir kağıt belgenin (örneğin konşimento veya poliçe) sunduğu “zilyetlik” ve “teslim” işlevlerinin, DLT üzerinde “münhasır kontrol” (exclusive control) kavramı ile nasıl ikame edileceği açıklanmaktadır.
- Akıllı Sözleşmeler (Smart Contracts): Kodların hukuki bir sözleşme olarak kabul edilme şartları, irade beyanı ve otomatik icra edilen kodlarda hata oluşması durumunda hukuki rücu mekanizmaları incelenmektedir. Rehber’in sözleşme otomasyonu başlığı altında belirtildiği gibi, MLAC’ın (Model Law on Automated Contracting) akıllı sözleşmelere uygulanabilirliği teyit edilmektedir.
- Delil ve İspat Hukuku: DLT üzerindeki zaman damgalı verilerin, mahkemeler nezdinde değiştirilemez (immutable) kanıtlar olarak kabul edilmesi için gereken standartlar belirlenmektedir. Rehber’in birinci bölümünde vurgulandığı üzere, DLT’nin bilgi kalıcılığı (persistence of information) özelliği bütünlük (integrity) kavramını desteklemektedir.
- Sorumluluk ve Siber Güvenlik: Rehber’in ikinci bölümünde ele alındığı gibi, ağdaki bir güvenlik açığı veya yazılım hatası durumunda, ağ katılımcıları ve hizmet sağlayıcılar arasındaki sorumluluk dağılımı hukuki bir çerçeveye oturtulmaktadır.
4. Gelecek Öngörüleri
2025 yılı ve sonrası için Rehber, ticaretin tamamen “kağıtsız” (paperless) bir ekosisteme evrileceğini öngörmektedir:
Küresel Uyum: Ülkelerin münferit yasalar yerine, UNCITRAL Model Kanunları ile uyumlu küresel bir mevzuat birliğine yönelmesi beklenmektedir.
Birlikte Çalışılabilirlik (Interoperability): Farklı DLT ağlarının (örneğin bir liman ağı ile bir banka ağının) veriyi yasal geçerliliğini koruyarak birbirine aktarabilmesi için ortak standartların geliştirilmesi en öncelikli gelecek adımıdır. Rehber’in birinci bölümünde açıklandığı üzere, birlikte çalışılabilirliğin hem teknik hem de hukuki boyutları ele alınmakta ve ortak standartların geliştirilmesinin önemi vurgulanmaktadır.
Algoritmik Denetim: Gümrük ve vergi otoritelerinin, DLT ağlarına doğrudan “düğüm” (node) olarak bağlanarak denetim süreçlerini gerçek zamanlı hale getirmesi öngörülür.
5. Türkiye’nin Perspektifi ve Stratejik Etkiler
Rehber Türkiye’nin dijital ticaret stratejisi için kritik öneme sahiptir:
Mevzuat Adaptasyonu: Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) kıymetli evrak hukuku bölümünün, MLETR’de düzenlenen DLT tabanlı “münhasır kontrol” (exclusive control) kavramını içerecek şekilde modernize edilmesi gerekecektir.
Lojistik Avantaj: Türkiye’nin lojistik koridorlar üzerindeki konumu, rehberdeki standartlara uyumlu bir “Milli Dijital Lojistik Platformu” ile taçlandırılabilir.
Yargı Reformu: Türk hukuk sisteminde dijital delillerin değerlendirilmesinde, rehberdeki “teknik doğruluk” kriterlerinin referans alınması uyuşmazlıkların çözümünü hızlandıracaktır.
6. Sektörel Olası Etkiler: Finansal Mimari ve Dijital Dönüşüm
Rehber, DLT’nin sadece bir kayıt sistemi değil, aynı zamanda finansal enstrümanların doğasını değiştiren bir “hukuki zemin” olduğunu vurgulamaktadır. Bu bağlamda, sermaye piyasaları, fintech ve bankacılık sektörlerinde şu köklü değişimlerin yaşanması beklenmektedir:
6.1. Sermaye Piyasaları
Rehberin mülkiyet ve devir mekanizmalarına getirdiği netlik, sermaye piyasalarında “tokenizasyon” (varlıkların dijital temsili) sürecini hızlandıracaktır.
- Varlıkların Dijitalleşmesi: Gayrimenkul, emtia ve hisse senetleri gibi varlıkların DLT üzerinde fraksiyonel (parçalı) mülkiyete konu edilmesi hukuki bir dayanağa kavuşmaktadır. Rehber’in tokenizasyon başlığı altında belirtildiği gibi, tokenizasyon fiziksel ekonomi ile dijital ekonomi arasında köprü işlevi görmekte ve finansal kapsayıcılığı artırabilmektedir.
- T+0 Takas Süreci: Mevcut sistemlerdeki 2-3 günlük takas (settlement) süreleri, rehberde tanımlanan “eşzamanlı kontrol devri” sayesinde önemli ölçüde kısalacaktır.
- İhraç Süreçleri: Borçlanma araçlarının (tahvil/bono) akıllı sözleşmeler aracılığıyla ihraç edilmesi, aracı kurum maliyetlerini ve operasyonel hataları minimize edecektir.
6.2. Fintech Ekosistemi
Fintech’ler için rehber, “yasal uyumun kodlanması” (Compliance as Code) dönemini başlatmaktadır.
Programlanabilir Para ve Stablecoinler: Rehber’in kripto paralar başlığı altındastablecoin ve dijital varlık standartları, fintech’lerin sınır ötesi ödemelerde daha güvenli ve denetlenebilir çözümler üretmesini sağlayacaktır.
Gömülü Finans (Embedded Finance): Ticari DLT ağlarına gömülen ödeme sistemleri, ticaretin finansmanı ile lojistik veriyi tek bir “akıllı sözleşme” içinde birleştirecektir.
RegTech Uygulamaları: Rehberin sunduğu standartlar, fintech’lerin düzenleyici makamlara anlık veri raporlaması yapabilmesine olanak tanıyacaktır.
6.3. Bankacılık ve Dış Ticaret Finansmanı
Geleneksel bankacılık, “güven kurumu” rolünü DLT’nin teknik doğrulamasıyla birleştirecektir.
Dijital Akreditif ve Teminat Mektupları: Kağıt bazlı akreditif süreçlerinin yerini, Rehber’in elektronik devredilebilir kayıtlar başlığında açıklanan “münhasır kontrol” prensibine dayalı dijital devredilebilir kayıtlar alacaktır. Bu, dolandırıcılık riskini (double spending/double financing) önemli ölçüde azaltacaktır.
Likit Yönetimi: Bankalar, DLT üzerindeki gerçek zamanlı ticari veriye dayanarak daha hızlı ve isabetli kredi skorlaması yapabilecektir.
CBDC (Merkez Bankası Dijital Paraları) Entegrasyonu: Rehber’deki ilkeler, ticari bankaların Merkez Bankası dijital paraları ile DLT ağları üzerinde nasıl etkileşim kuracağına dair hukuki bir prototip sunmaktadır. Rehber’in ödeme sistemleri başlığında belirtildiği üzere, CBDC’ler DLT kullanılarak veya kullanılmadan ihraç edilebilmekte olup sınır ötesi kullanımlarına ilişkin HCCH’nin çalışmaları devam etmektedir.
6.4. Kamu Yönetimi ve Devlet Hizmetlerinde Dönüşüm
Rehber, DLT’nin sadece özel hukuk kişileri arasında değil, devletin “güven tescil eden” kurumları ile olan ilişkilerinde de devrimsel bir rol oynayacağını öngörmektedir. Kamu tarafındaki en belirgin etkiler şu alanlarda görülecektir:
- Tapu ve Kadastro Kayıtları: Rehber’de vurgulanan “değiştirilemezlik” (immutability) ve “münhasır kontrol” ilkeleri, tapu sicillerinin DLT tabanlı bir yapıya taşınması için uluslararası standart sunar. Rehber’in birinci bölümünde açıklandığı üzere, bilgi kalıcılığı (persistence of information) tescil gerektiren haklar bakımından önemli hukuki sonuçlar doğurabilmektedir.
- Güvenli Devir: Gayrimenkul satış işlemleri, akıllı sözleşmeler aracılığıyla, ödeme yapıldığı anda (escrow mantığıyla) tapu kaydının otomatik güncellenmesi şeklinde saniyeler içinde tamamlanabilir.
- Sahteciliğin Önlenmesi: Kayıtların geriye dönük değiştirilememesi, tapu üzerinde yapılabilecek manipülasyonları ve yolsuzluk risklerini teknik olarak son derece zorlaştırır. Ancak Rehber’in DAO Hack vaka çalışmasında da belirtildiği gibi, konsensüs mekanizmasına bağlı olarak güvenlik açıkları istismar edilebilmektedir.
- Gümrük ve Dış Ticaret Denetimi: Rehber, “kağıtsız ticaret” vizyonuyla gümrük beyannameleri ve menşe şahadetnamelerinin DLT üzerinden paylaşılmasını teşvik eder.
- Anlık Denetim: Kamu otoriteleri, lojistik ağındaki veriye (düğüm olarak bağlanarak) gerçek zamanlı erişebilir; bu da “sonradan kontrol” yerine “işlem anında kontrol” dönemini başlatır.
- Dijital Kimlik ve Noterlik Hizmetleri: Rehber’de değinilen dijital varlıkların hukuki tanınırlığı, noterlik hizmetlerinin “dijital aslı gibidir” onayı yerine “zincir üstü veri doğrulaması” yapmasına olanak tanır. Kamu kurumları, vatandaşların dijital kimliklerini DLT üzerinden doğrulayarak bürokrasiyi azaltabilir. Rehber’in kimlik yönetimi başlığında belirtildiği üzere, MLIT (Model Law on Identity Management and Trust Services) DAO üyeleri, geliştiriciler ve operatörler için uygun bir kimlik yönetimi çerçevesi sunabilmektedir.
- Vergi Uygulamaları: Rehber’in sözleşme otomasyonu başlığında ele alındığı üzere, ticari işlemlerin DLT üzerinde gerçekleşmesi, KDV ve diğer işlem vergilerinin akıllı sözleşmeler yoluyla işlem anında (real-time tax) hesaplanıp kamu maliyesine aktarılmasının hukuki ve teknik yolunu açmaktadır.
7. Çevresel Değerlendirmeler
Rehber’in sayfa 10’da da yer verdiği gibi, DLT madenciliğinin çevresel ayak izi önemli bir düzenleyici kaygı oluşturmaktadır.
Rehber’in sayfa 10’daki çevresel değerlendirmeler vaka çalışmasında belirtildiği gibi, DLT madenciliğinin çevresel ayak izine ilişkin düzenleyici kaygılar artmaktadır. Özellikle proof of work konsensüs mekanizması yüksek enerji tüketimi gerektirmektedir. Proof of stake mekanizmasına geçiş, enerji tüketimini önemli ölçüde azaltabilir. Ticari operatörler, DLT’nin karbon ayak izine ilişkin mali yükümlülükler de dahil olmak üzere ilgili düzenlemelerin farkında olmalıdır.
8. DAO’lar (Merkeziyetsiz Otonom Organizasyonlar) ve Hukuki Statü
Rehber, DLT sistemlerinin yönetiminde kullanılan DAO’ların hukuki statüsündeki belirsizliğe dikkat çekmektedir. Rehber’in DAO’ların temel özellikleri başlığında açıklandığı üzere, DAO’lar token tabanlı oylama ve akıllı sözleşmelere dayanan, merkezi yönetimden yoksun bir yönetişim yapısına sahiptir. DAO’ların belirsiz hukuki statüsü, hizmet sağlayıcılar, yatırımcılar ve düzenleyici kurumlar gibi dış taraflarla etkileşimi zorlaştırmaktadır. Bazı yargı bölgelerinde DAO’lar özel yasalar kapsamında tescil edilerek sınırlı sorumluluk elde edebilmektedir; ancak bu hukuki statünün diğer yargı bölgelerinde tanınacağı otomatik olarak garanti edilmemektedir. Türkiye’nin bu alanda yasal düzenleme yapması, DLT ekosisteminin gelişimi açısından kritik önem taşımaktadır.
9. Karşı Taraf Değerlendirmesi ve Hizmet Standartları
Rehber’in karşı taraf değerlendirmesi başlığında vurgulandığı üzere, DLT tabanlı operasyonların güvenilirliğini sağlamak için karşı taraf değerlendirmesi (counterparty vetting) kritik öneme sahiptir. Ticari operatörler, DLT sağlayıcıları üzerinde durum tespiti (due diligence) yapmalı, hukuki olarak tanınan bir kuruluşla sözleşme yaptıklarından emin olmalı ve şirketin DLT geliştirme ve sürdürme konusundaki geçmiş performansını doğrulamalıdır. Rehber’in iş sürekliliği yönetimi başlığında belirtildiği gibi, iş sürekliliği yönetimi (BCM) ve hizmet seviyesi yönetimi, dağıtık defterlerin kullanımına güven oluşturmada hayati öneme sahiptir. Ayrıca, dağıtık defterin kodunun bağımsız üçüncü taraf denetimleri (audit) güveni artırabilir.
10. Veri Gizliliği ve Unutulma Hakkı
Rehber’in veri gizliliği ve korunması başlığında belirtildiği üzere, DLT’nin merkeziyetsiz yapısı ve bilgi kalıcılığı özelliği veri koruma yasalarına uyumu zorlaştırmaktadır. Özellikle unutulma hakkı ve silme hakkı, DLT’nin değiştirilemezlik özelliği ile çelişebilmektedir. Rehber’in ilgili vaka çalışmasında önerilen olası çözümler şunlardır: (i) özel izinli defterlerde veri silme konusunda anlaşma, (ii) kişisel verilerin zincir dışı (off-chain) depolanması, (iii) verilerin şifrelenmesi ve anonimleştirilmesi. Türkiye’de KVKK uyumu açısından bu hususların dikkate alınması gerekmektedir.
11. Takma Ad (Pseudonymity) ve Tebligat
Rehber’in kimlik ve takma ad başlığında belirtildiği üzere, DLT sistemlerinde takma ad kullanımı yaygın olup bu durum kimlik tespit yükümlülükleriyle (KYC/AML) çelişebilmektedir. Dava süreçlerinde, yalnızca takma ad adresi bilinen taraflara tebligat yapılması özel bir zorluk oluşturmaktadır. Rehber’in tebligat kullanım örneğinde açıklandığı gibi, bazı mahkemeler NFT aracılığıyla tebligata izin vermiştir. Ancak bu mekanizmaların uygulanabilir antlaşmalarla (örneğin Lahey Tebligat Sözleşmesi) uyumluluğunun doğrulanması gerekmektedir.
12. Uluslararası Özel Hukuk Meseleleri
Rehber’in uluslararası özel hukuk başlığında vurgulandığı üzere, DLT bağlamında uluslararası özel hukuk kuralları önem taşımaktadır. Tarafların geçerli bir hukuk seçimi yapmaması halinde, uygulanacak hukukun belirlenmesinde uluslararası özel hukuk kuralları yardımcı olmaktadır. DLT’nin merkeziyetsiz yapısı nedeniyle, bir DLT tabanlı bilgi sisteminin çeşitli bileşenleri farklı yargı bölgelerinde bulunabilir veya düzenli olarak konum değiştirebilir. Bu nedenle, ECC madde 6(4)’te yer alan, bilgi sistemini destekleyen ekipman ve teknolojinin konumunun bir tarafın iş yeri olmadığına ilişkin kural özellikle faydalı olabilir.
Özetle, Rehber’, dağıtık defter teknolojisinin uluslararası ticarette kullanımına ilişkin kapsamlı bir hukuki çerçeve sunmaktadır. Rehber, teknoloji nötrlüğü, işlevsel eşdeğerlik ve hukuki tanınırlık ilkeleri temelinde, DLT’nin ticari uygulamalarında karşılaşılan hukuki meselelere sistematik bir yaklaşım getirmektedir.
Türkiye açısından, Rehber’in sunduğu standartların ulusal mevzuata adaptasyonu, dijital ticaret altyapısının güçlendirilmesi ve uluslararası uyumun sağlanması bakımından stratejik öneme sahiptir. Özellikle TTK’nın kıymetli evrak hükümlerinin modernizasyonu, dijital varlıkların hukuki statüsünün netleştirilmesi ve DAO’lara ilişkin yasal düzenlemelerin yapılması öncelikli adımlar olarak değerlendirilmektedir.
Rehber, HCCH ile koordineli olarak yürütülen çalışmalara da atıfta bulunmakta ve uluslararası özel hukuk meselelerinin çözümü için devam eden işbirliğinin önemini vurgulamaktadır.

