4 Temmuz 2026 tarihli ve 33300 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 2026/7 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi (“Genelge”) ile “Türkiye’de Suç Gelirlerinin Aklanması ve Terörizmin Finansmanı ile Mücadele ve Müsadere Uygulamalarında Etkinliğin Artırılması Strateji Belgesi (“Strateji Belgesi”) (2026–2030)” yürürlüğe girmiştir.
Yeni Strateji Belgesi, 2021–2025 dönemine ilişkin önceki stratejinin devamı niteliğinde olup, Türkiye’nin kara para aklama ve terörizmin finansmanı ile mücadele alanındaki kurumsal kapasitesini güçlendirmeyi ve uluslararası standartlarla uyumunu artırmayı amaçlamaktadır.
Strateji Belgesinin Amacı
Genelgede, suç gelirlerinin aklanması ve terörizmin finansmanı ile etkin mücadelenin yalnızca soruşturma ve kovuşturma süreçlerinden ibaret olmadığı; önleyici tedbirlerin, yükümlülerin uyum süreçlerinin ve kurumlar arası koordinasyonun da büyük önem taşıdığı vurgulanmaktadır.
Bu kapsamda Türkiye’nin;
- Suç gelirlerinin aklanması ve terörizmin finansmanıyla mücadele sisteminin güçlendirilmesi,
- Suç gelirlerine el konulması ve müsadere uygulamalarının etkinleştirilmesi,
- Kurumlar arası iş birliğinin artırılması,
- Uluslararası standartlara uyumun geliştirilmesi
hedeflenmektedir.
FATF Standartları ile Uyum
Genelgede, Türkiye’nin 1991 yılından bu yana üyesi olduğu Mali Eylem Görev Gücü (Financial Action Task Force – “FATF”) standartlarına uyumun önemine özellikle dikkat çekilmektedir. FATF’ın hem teknik uyum hem de etkinlik kriterleri bakımından ülkelerin ulusal stratejiler oluşturmasını öngördüğü belirtilmektedir.
Genelge doğrudan yeni yükümlülükler getirmemekle birlikte, önümüzdeki dönemde hazırlanacak mevzuat ve idari uygulamalara yön verecek politika belgesini ortaya koymaktadır.
Bu nedenle özellikle;
- Bankalar ve finansal kuruluşlar,
- Ödeme ve elektronik para kuruluşları,
- Kripto varlık hizmet sağlayıcıları,
- Sigorta ve finans sektöründe faaliyet gösteren şirketler ile
- 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun kapsamında “yükümlü” olarak kabul edilen diğer kişi ve kuruluşların,
önümüzdeki dönemde uyum programları, müşteri tanıma (Know Your Customer-“KYC”), şüpheli işlem bildirimi, risk yönetimi ve iç kontrol süreçlerine ilişkin yeni düzenlemeleri yakından takip etmeleri önem taşımaktadır.
