Mali Suçları Araştırma Kurumu (“MASAK”), “Kiralık Hesaplarla Mücadele – Şüpheli İşlem Bildirimi Rehberi” başlıklı yeni bir rehber yayımladı. Rehber, dolandırıcılık ve yasa dışı bahis başta olmak üzere pek çok suç türünde kullanılan “kiralık hesap” (money mule) yapılarına karşı yükümlülerin alması gereken önlemleri ve dikkat etmesi gereken risk göstergelerini ayrıntılı biçimde ortaya koyuyor.
Rehber Neden Önemli?
MASAK, gerçek veya tüzel kişilere ait hesapların, sahiplerinden farklı kişilerce ya da onların yönlendirmesiyle kullanılmasını “kiralık hesap” olarak tanımlıyor ve bu yapıları dolandırıcılık, yasa dışı bahis, uyuşturucu kaçakçılığı ve terörizmin finansmanı gibi suçların finansal boyutunda önemli bir risk alanı olarak değerlendiriyor.
Rehber, 2026-2030 Strateji Belgesi ve FATF’in 2026-2028 dönemi için dolandırıcılıkla mücadeleyi öncelik haline getirmesiyle de uyumlu olarak hazırlandı; ayrıca sanal bahis ve kumarla mücadeleye ilişkin 2025/18 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi kapsamındaki Eylem Planı’nı da tamamlayıcı nitelikte.
Öne Çıkan Başlıklar
- Kiralık hesapların temini: Komisyon vaadi, sosyal çevre baskısı veya basit ricalar yoluyla; özellikle öğrenci, işsiz, düşük gelirli veya dijital okuryazarlığı sınırlı kişiler hedef alınıyor. Hesap bilgisi paylaşımının ötesinde şifre, SIM kart, doğrulama kodu veya cihaz devri de “kiralık hesap” kapsamına giriyor.
- Paravan ve “zombi” şirketler: Kırılgan kişiler adına şirket kurulması, mevcut faal şirketlerin kullandırılması ya da uzun süredir hareketsiz (“zombi“) şirketlerin devralınarak yeniden aktive edilmesi, ticari görünüm altında fon toplama amacıyla kullanılıyor.
- Kontrol ve yönetim biçimleri: Hesabın hukuki sahibi ile fiilen kontrol eden kişi her zaman aynı olmayabiliyor; tam devir, kısmi/ortak kontrol, merkezi yönetim ve hesap rotasyonu (riskli hale gelen hesabın hızla değiştirilmesi) öne çıkan yöntemler arasında.
- Yasa dışı ödeme altyapıları: Kullanıcıya görünen platform (örneğin bir bahis sitesi) ile fonların fiilen yönlendirildiği ödeme altyapısı bilinçli olarak ayrıştırılıyor; böylece gerçek faydalanıcı gizlenebiliyor.
- Tespit yaklaşımı — ağ analizi: Rehber, tekil hesap incelemesinin yetersiz kaldığını vurguluyor; ortak cihaz/IP, ortak karşı taraf ve benzer işlem örüntüleri üzerinden ilişkisel ağ analitiği ve mümkünse yapay zekâ destekli sürekli izleme öneriliyor.
- ŞİB’den önce aktif önlem şartı: Rehber, şüpheli işlem bildiriminin (“ŞİB”) tek başına yeterli olmadığının altını çiziyor. Yükümlülerden; müşteriyle irtibat kurma, bilgi/belge talep etme, kanal ve ürün kısıtlaması, işlem limitlerini düşürme, mobil/internet bankacılığı erişimini sınırlama ve gerektiğinde iş ilişkisini sonlandırma gibi önleyici tedbirleri devreye alması bekleniyor.
- Cezai risk uyarısı: Rehber, bilinen kiralık hesap ağlarına rağmen işlemlerin bilerek ve isteyerek sürdürülmesinin, somut olayda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 282. maddesindeki aklama suçuna iştirak hükümleri bakımından adli değerlendirmeye konu olabileceğini açıkça belirtiyor.
- Sektörel risk göstergeleri: Bankalar, ödeme/elektronik para kuruluşları, kripto varlık hizmet sağlayıcıları, yetkili müesseseler, kuyumcular, aracı kurumlar, SMMM/YMM’ler, noterler ve avukatlar için ayrı ayrı somut risk göstergeleri listeleniyor (örneğin noterlerde aynı vekile yoğunlaşan vekâletler, avukatlarda şirket kuruluşu/devri sonrası geniş finansal yetkilendirmeler).
Rehber, yükümlülerin müşteri tanıma, risk yönetimi, izleme ve kontrol süreçlerini kiralık hesap riskine göre güçlendirmesini; tekil uyum kontrollerinin yanında ilişkisel/ağ temelli analitik kapasiteye yatırım yapmasını ve ŞİB öncesinde somut önleyici adımları belgelemesini bekliyor. Sektöre özgü risk göstergeleri ve iç politikaların bu rehber doğrultusunda gözden geçirilmesi faydalı olacaktır.
