Kişisel Verileri Koruma Kurumu (“Kurum”), iş yerlerinde güvenlik kameraları aracılığıyla alınan kayıtlar kapsamında gerçekleştirilen kişisel veri işleme faaliyetlerinde dikkat edilmesi gereken hususları açıklayan Kamuoyu Duyurusu’nu 8 Haziran 2026 tarihinde yayımlamıştır.
Güvenlik Kameralarının Kullanım Amacı Açık, Belirli ve Meşru Olmalıdır
Kurum, iş yerlerinde güvenlik kamerası kullanımının;
- iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması,
- iş kazalarının önlenmesi,
- iş yeri güvenliğinin temin edilmesi,
- suçların önlenmesi ve tespitine yardımcı olunması,
- işverenin hukuki yükümlülüklerinin yerine getirilmesi
gibi belirli ve meşru amaçlara dayanabileceğini ifade etmektedir.
Bu kapsamda, veri sorumlularının güvenlik kamerası sisteminin gerekliliğini değerlendirirken veri minimizasyonu ilkesini dikkate alması ve amaca ulaşmak için işlenecek kişisel verileri mümkün olan en düşük seviyede tutması gerekmektedir. Ayrıca, güvenlik kamerası kullanımının birden fazla amaca hizmet edebileceği durumlarda, kişisel veri işleme amacının somut olay özelinde önceden ve açık şekilde belirlenmesi gerektiği belirtilmektedir.
Bununla birlikte, çalışanların verimliliğini ölçmek, disiplin sağlamak, çalışanları sürekli denetim altında tutmak veya genel gözetim amacıyla kamera kullanılması, Kurum tarafından meşru amaç kapsamında değerlendirilmemektedir.
Ölçülülük İlkesi ve Çalışanların Mahremiyetinin Korunması
Duyuruda, güvenlik kameralarının kullanımında 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun (“KVKK”) temel ilkelerinden biri olan ölçülülük ilkesine özellikle vurgu yapılmaktadır.
Kurum, kamera sistemlerinin elverişlilik, gereklilik ve orantılılık kriterleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini belirtmektedir. Bu kapsamda;
- Kamera yerleşimi, görüş açısı ve kapsama alanı belirlenirken amaca ulaşmak için gerekli olan en sınırlı yöntem tercih edilmelidir.
- Giriş-çıkış alanları, depo alanları veya kasa gibi güvenlik riski taşıyan bölgelerde kamera kullanımı kural olarak kabul edilebilir görülmektedir.
- Buna karşılık tuvaletler, soyunma odaları, mescitler ve dinlenme alanları gibi çalışanların yüksek düzeyde mahremiyet beklentisine sahip olduğu alanlara kamera yerleştirilmemesi gerektiği açıkça belirtilmektedir.
- Kameraların konumu, görüş açısı, yakınlaştırma kapasitesi, kayıt sürekliliği ve izleme sıklığı dikkatle değerlendirilmelidir.
- İş yerinin tamamını kapsayan geniş açılı kayıt sistemleri, yüz odaklı kayıtlar veya sürekli gözetim niteliği taşıyan uygulamalar bakımından ayrıca ölçülülük değerlendirmesi yapılması gerekmektedir.
Kurum ayrıca, iş yerinde dahi olsa çalışanların ve diğer ilgili kişilerin makul mahremiyet beklentisinin dikkate alınması gerektiğini vurgulamaktadır. İş yerinin kamuya açık alanlarında bulunan üçüncü kişiler, çocuklar veya özel koruma gerektiren diğer kişilerin güvenlik kamerası sistemlerinden etkilenip etkilenmeyeceğinin de değerlendirilmesi gerektiği belirtilmektedir.
Ses Kaydı Özelliği Bulunan Kameralar Daha Sıkı Değerlendirilecektir
Kurum, ses kaydı yapan kamera sistemlerinin özel hayatın gizliliğine daha ağır bir müdahale teşkil ettiğini belirtmektedir.
Bu nedenle, ses kayıt özelliğine sahip sistemlerin kullanımı ancak açık bir hukuki gerekçe ve somut bir ihtiyaç bulunması halinde değerlendirilmeli; daha az müdahaleci yöntemlerle aynı amaca ulaşılıp ulaşılamayacağı ayrıca analiz edilmelidir.
Aydınlatma Yükümlülüğü ve Veri Güvenliği Tedbirleri
İşverenlerin, güvenlik kameraları aracılığıyla gerçekleştirilen veri işleme faaliyetleri hakkında çalışanları ve ilgili kişileri KVKK’nın 10’uncu maddesi uyarınca bilgilendirmesi ve kayıt alınan alanlarda gerekli aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirmesi gerekmektedir.
Bunun yanında, kamera kayıtlarının güvenliğinin sağlanması amacıyla;
- erişim yetkilerinin sınırlandırılması,
- yetki matrisi oluşturulması,
- yetkisiz erişimlerin önlenmesi,
- kayıtların güvenli şekilde saklanması,
- erişim ve kayıt yönetimi prosedürlerinin oluşturulması
gibi teknik ve idari tedbirlerin alınması gerektiği vurgulanmaktadır.
Saklama Süreleri ve Erişim Yetkileri Gözden Geçirilmelidir
Kurum, kamera kayıtlarının gereğinden uzun süre muhafaza edilmesinin KVKK’ya aykırılık teşkil edebileceğini belirtmektedir.
Bu kapsamda veri sorumlularının;
- saklama sürelerini işleme amacıyla sınırlı şekilde belirlemesi,
- mümkün olduğu ölçüde otomatik silme veya imha mekanizmaları kullanması,
- yalnızca yetkili kişilerin kayıtlara erişebilmesini sağlaması,
- kayıtların yetkisiz kişilerle paylaşılmasını engellemesi,
- kayıtların paylaşımına ve erişimine ilişkin iç prosedürler oluşturması
önerilmektedir. Kurum ayrıca, bir olayın meydana gelmesi halinde yalnızca ilgili kayıtların hukuki süreç boyunca muhafaza edilmesi, diğer kayıtların ise belirlenen saklama süresi sonunda imha edilmesi gerektiğini vurgulamaktadır.
